Kıbrıs Sorunu Güvenlik Konseyine Sunulacak 15 Nisan 2019

Kıbrıs Sorunu Güvenlik Konseyine Sunulacak

Kıbrıs sorunu bugün Avrupa Birliği Güvenlik Konseyi’nin gündemine gelecek. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs raporunu bugün Güvenlik Konseyine sunacak. Guterres raporunu hazırlamadan önce Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute geçen hafta adaya gelerek iki lider ile ayrı ayrı görüşmüştü.

Guterres, bugüne kadar devam eden süreç ve Özel Danışmanı’nın notları doğrultusunda hazırladığı raporu bugün Güvenlik Konseyine sunacak. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Kıbrıs Türk tarafının, Lute’un referans kavramlarını oluşturmaya yönelik çabasına en başından beri olumlu ve yapıcı bir şekilde katkı yapmaya çalıştığını belirtmişti. Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak için akıl yolunun, her şeye sıfırdan başlamak olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, çözüm yolunun, mevcut mutabakatlara, 11 Şubat 2014 belgesine ve BM Genel Sekreteri’nin 30 Haziran 2017 tarihinde sunduğu çerçeveye sadık kalarak makul bir süre içinde sonuca odaklanmak olduğuna vurgu yapmıştı.

Akıncı, Guterres'ın raporunu hazırlarken adil ve gerçekçi olmasını beklediklerinin de altını çizmişti. Akıncı’nın siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılıma vurgu yaparken Rum tarafında ise başarısızlığın sorumluluğunu Türk tarafına yıkma uğraşları devam ediyor.

Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, Birleşmiş Milletlerin bazı çabalar ortaya koyduğunu söyledi. Prodromu, önerdikleri parlamenter sistemin “avantajlarını” sıralarken, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitlik yorumunun kendileri tarafından neden kabul görmediğine ilişkin bilindik tezlerini de dile getirerek, Akıncı’nın tamamen Türkiye’nin tezleri doğrultusunda hareket ettiğini ve son zamanlarda Guterres çerçevesine yapılan hiçbir değinmede garantörlük sisteminin değişmesinin, askerin geri çekilmesinin ve Güzelyurt konusunun yer almasını istemediğini iddia etti. Kıbrıs sorununun çözümünün anahtarının Türkiye’de olduğunu ve Türkiye’nin Kıbrıs’ı kontrol etme arzusundan vazgeçmesinin Kıbrıs sorununun çözümü anlamına geleceği iddiasını yineleyen Prodromu, Kıbrıslı Türklerin taleplerinin işin sonunda federasyonu aşarak, iki devletli yetkilere sahip olmaya gittiğini savundu.